Deneme & Günlük

Vuslatın İlk Nefesi: Bir Şafak Bekleyişi

Ey ruhumun sükûn bulduğu eşsiz liman;

Bugün zihnimde sadece o an var: Zamanın durduğu, mesafelerin boyun eğdiği ve gözlerimizin ilk kez aynı hizada
buluştuğu o ilk saniye… O an geldiğinde, sanki kainat derin bir nefes alacak ve bütün o gürültülü ayrılık şarkıları birer birer susacak. Kalbim, o anın heyecanıyla göğüs kafesimi zorlayan bir kuş gibi çırpınıyor; sanki bütün bu bekleyişler, o tek bir ana feda edilmek için yaşandı.

Düşlüyorum; ellerimiz ilk kez birbirine kenetlendiğinde, parmak uçlarımızda biriken o eski hasret sızıları yerini kadim bir huzura bırakacak. Kelimeler hükmünü yitirecek, lügatler kapanacak. Çünkü seninle ilk kez göz göze geldiğimde, anlatılacak her şey zaten o tek bakışın içine sığmış olacak. O an, sadece bir kavuşma değil; eksik kalan yanımın, emanet bıraktığım ruhumun asıl sahibine dönmesi olacak.

Biliyorum, o gün geldiğinde yerle gök arasındaki tüm mesafeler bir toz bulutu gibi dağılacak. Seninle aynı havayı
solumak, aynı gökyüzüne omuz omuza bakmak… Bu, hayallerin ötesinde bir mucizenin tecellisi gibi. Sabrın meyvesi, duaların kabulü, bekleyişin en tatlı mükafatı… Ellerimiz bir mühür gibi birbirine değdiğinde, bunca zamanın yorgunluğu tek bir tebessümünle silinip gidecek.

O kutlu buluşmaya kadar her nefesim bir hazırlık, her uykum seni göreceğim o güne bir uyanış. Şafak vaktini
bekleyen toprak gibi, ben de senin o huzur veren varlığının üzerime doğmasını bekliyorum.
Hasretle, umutla ve o ilk anın sarsılmaz heyecanıyla..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu