Bazen Gözyaşı Dökmeden Ağlar İnsan
Gönlümün en saklı bahçesi, ruhumun öteki yarısı…
Bugün içimde, sözcüklere dökülmesi imkânsız, rengi tarif edilemez bir sessizlik var. Hani derler ya; bazen gözyaşı
dökmeden ağlar insan. İşte tam o eşikteyim. Göz pınarlarım kupkuru ama içimde okyanuslar taşıyor. Bu, bildiğin o
hıçkırıklı kederlerden değil; bu, yokluğunun ağırlığıyla ruhumun en derin katmanlarında yaşanan dilsiz bir sarsıntı.
Kirpiklerim ıslanmıyor belki ama kalbimdeki her hücre, senin adını sayıklayarak içe doğru damlıyor.
İnsan en çok, kelimelerin bittiği ve gözyaşının bile yetersiz kaldığı o kör kuyularda anlıyor aşkın büyüklüğünü. Bir
feryat kopmuyor dudaklarımdan, bir damla süzülmüyor yanağımdan; fakat içimdeki o sessiz nehirler, sana olan
hasretimin yataklarında gürül gürül çağlıyor. Bu “gözyaşı barındırmayan ağlayış”, aslında sana duyduğum o tarifsiz
bağlılığın en saf tecellisidir. Dışarıdan bakıldığında dingin bir deniz gibiyim, oysa derinlerde seninle dolup taşan,
sensizlikle eksilen devasa bir boşluğun fırtınası kopuyor.
Hasretin öyle bir noktası var ki ey nuruaynım, orada artık gözyaşı dökmek basit kalıyor. İnsan, bekleyişin o en koyu
tonuna büründüğünde, kederi bir zırh gibi kuşanıyor. İşte o zaman ruh, dışarıya sızdıramadığı her damlayı kendi içine akıtıyor. İçimde biriken bu dilsiz dualar, bu sessiz ağlayışlar aslında her biri sana ulaştırılmak üzere El Vedud’a
emanet edilmiş birer mektuptur. Her damla, yüreğimde senin aşkınla birleşip daha da devleşiyor.
Biliyorum, bu içsel yangınların, bu sessiz feryatların sonunda bizi bekleyen o aydınlık şafak var. Gözyaşı dökmeden
ağladığım her an, aslında o büyük vuslatın toprağını suluyorum. Ruhumdaki bu dilsiz fırtınalar, ellerin ellerime
değdiğinde dinecek; o vakit içime akıttığım tüm nehirler, senin bir tek tebessümünle huzurun ummanına karışacak,
Sabrın en derin noktasında, kelimelerimin ulaştığı en uzak mesafeden sana sesleniyorum: Kalbimdeki bu sessiz
yaşları dindirecek olan sadece sensin. O güne dek, içimdeki bu mukaddes sızıyla seni beklemeye devam edeceğim.